SEN NE YAPTIN DİYE ADAMA SORMAZLAR MI?
Artık ezberledik; var… Birileri “TSK’ya karşı inanılmaz bir savaş içinde”!!
Peki var da “Sen ne yaptın” diye adama sormazlar mı? Ne yapalım; vatandaş olarak elimize kazmayı, küreği alıp askere yardıma mı koşalım? Oturulan makam “ağlama” koltuğu mu? Amaç ne? Şu mesajı vermek mi: “Bize saldırıyorlar, bilin, sizler de bizimle birlikte ağlayın, bize yeter!”
TAVRINDAN SIKILDIM VE UMUTSUZLUĞA KAPILMAYA BAŞLADIM
Sevgili dostlar, Genelkurmay Başkanı kusura bakmasın ama tavrından bir vatandaş olarak hem sıkıldım, hem de umutsuzluğa kapılmaya başladım! Soruyorum; size kim saldırıyor? Nereden yönetiliyor? Bu adamlar kimlere hizmet ediyor? Açıkla Sayın Başbuğ, açıkla! Sonu kime giderse, gitsin. Üstündeki üniformanın hakkını vermenin günü bugün değilse ne zaman? Gerektiğinde “gereğini yapamama” durumu nasıl açıklanabilir?
ÇOK AMA ÇOK VAHİM
İşin bir de “anlaşılması gereken” başka tarafı var. Daha doğrusu benim anlayışım şöyle: İddialar doğruysa da “çok ama çok vahim”, doğru değil ve asker kendini bu kadar “savunamama” konumundaysa da “çok ama çok vahim”.
İSTİFA ETMELİ
Sevgili dostlar, lafı dolandırmadan, daha açık yazayım: İddialar “doğru” ve Başbuğ olaylardan bu kadar habersiz ve “kontrolü dışındaysa” da istifa etmelidir. Olaylar “komplo” ve iş bu kadar ileri gidebiliyor ve Başbuğ gereğini yapamıyorsa da istifa etmelidir.
İSİMLER VEREREK ANLAT
Uzun lafın kısası: Oturduğun koltuk “şikâyet” makamı değil Sayın Başbuğ, ya gereğini yap “başkalarını karargâhlarına sokmadan” sen “olanların cezasını” ver ve çık, “Evet, bunlar oldu, ortaya çıkardık, yakaladık” mesajını kamuoyuna aktar. Ya da ikide bir “Asimetrik savaş var” diyerek karşımıza çıkmak yerine “ucu kime giderse gitsin çık, Türk halkına isimler vererek” anlat. Şimdi yapılan en kötüsü; “8 ayım kaldı, aman radikal bir adım atmadan geçireyim” dersen, oturduğun koltuğa ve şanlı ordumuza büyük zarar verirsin.
KARARGAHA “HAKİM, SAVCI, POLİS” DEĞİL, TBMM İNCELEME KOMİSYONU GİRMELİYDİ
Demokrasilerde “demokratik denetim” dışında işleyen “çarklar” olamaz. Böyle yapılar varsa, mutlaka “ortaya çıkarılmalı” ve “işleyemez” hale getirilmelidir. Olaya bu açıdan bakınca “bir dönem kontrgerilla” diye bilinen gizli yapının da sorgulanması doğaldır. Doğal olmayan “devlet açısından kozmik bilgilerin” olduğu bir odaya “demokrasi algılaması” altında “hâkim, savcı ve polisin” girmesidir.
BİLMEYENLERE “YOL YORDAM” DUYURULUR!
Sevgili dostlar, yapılması gereken veya tam tabiriyle “doğrusu”; TBMM’de bir “araştırma komisyonu” kurulması ve incelemenin bu şekilde yapılmasıdır. ABD’de de, AB’de de aynı “çarklar” millet adına “gücü kullanan” seçilmişlerin irade ve idaresinde ortaya çıkarılmıştır. Aksini yaparsanız; devletin “kurumlarını” birbiriyle çatışır hale getirirsiniz. Bilmeyenlere “yol yordam” duyurulur!
Sonuç: TBMM’de çok ama çok acil bir şekilde “araştırma komisyonu” kurulmalı ve devam eden sürece el konmalıdır. Gecikilen her gün Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar verir!
Kaynak : Habertürk Gazetesi yazarı Yiğit Bulut
_copy.png)


Sayın ulusalcı yazar Atatürk gibi akşam rakı sofrasında konuştuklarınızı ayılmadan yazmışsınız. daa düne kadar orduyu yıpratmayalım ayakçılığı yapıyordunuz- şimdi ne değişti? Edipler edepli olmalı! edebsizlik yaparak hukuka engel olunmaz. Mahkeme tesir altına alınamaz, Türk ordusu içinde bir gladyo yapılanması varsa ve bu temizlenmek isteniyorsa neden yardımcı olmuyorsunuz? Yoksa Gladyodan korkuyor musunuz? O zaman doktara gidin fobialarınızdan kurtulun Sonra Akıl verin!
Bu adam da kim?
Bu gazeteci geçinen kişi;Bu gün ilköğretim çocuklarının bile bildiği ”hukuk devleti”kavramını bilmiyor belliki. Hukuk devletlerinde her makam yargıya hesap vermek zorundadır…… Bu yazar belliki köşeye sıkıştırılmış Ergenekon(gladyo) çetesinin bir üyesi. ”Bravo İlker Paşam;Hukuka uygun davranıp adalet sistemimize yardımcı oluyorsunuz” diyeceğine şu yazdıklarına bak. Bunu yazar olarak çalıştırana da,bunu gazeteci diye okuyana da yazıklar olsun.
Bütün Dünyada meclisin üstünde hiç bir kurum yok ama burası Türkiye burda orman kanunu yaşanıyor, kimin gücü kime yeterse, Eğer bu olaylar Emniyet teşkilatında yaşansaydı başta basın medya ve muhalefet partileri olmak üzere emniyeti yerden yere vururlardı, emniyet genel müdürüde çoktan kodesi boylardı ama söz konusu asker olunca dedik ya orman kanunu halkın gücünü halka karşı kulanılyor.Böyle olunca yiğit Bulut ,Ahmet ALTAN,Ozan KÜTAHYALI gibi yürekli bir kaç gazeteci ancak çıkıyor diyerleri paraya bakıyor
bu uslüp tanıdık geldi..F. Altaylının o meşhur külhanbeyi uslubü.. “-Artık benden sıkıldın mı efendim bana acı, n’olur beni terketme merhamet et..” yaygarasına benziyor. Karizma çizik yedi. Külhanbeyliğin sonu bu mu şimdi.. Kasımpaşalı bu işleri ipi boynuna alarak yaptı, postal yalayarak değil. Komutanınız biraz daha bağırsa bir tane 47 daa olur.
Sizin gibi ileri görüslü bir insan sayin basbugun tavrini anlayamiyorsa cok yazik,evet tam yapilmasi gerekeni yapiyor, pasam kangren olmus uzuvlari kesiyor. Kangren olmus uzuv bir degil bes degil bayagi cok oldugu icin yavas yavas kurumu canli ve güclü tutarak yapiyor. Pasam sen temizlet gözbebegimizi yoksa halk cocugunu askere göndermeyecek,ben dahil.
edep yahu diyor ki
(Sayın ulusalcı yazar Atatürk gibi akşam rakı sofrasında konuştuklarınızı ayılmadan yazmışsınız)
Atamı agzına alırken 2 kez dusun dostum
haddini bil
Bu Atatürk’ü ağzına alan arkadaşın ağzını öyle bişeyle kapatmalı dicem ama demiyorum.Kendisi ingiliz,fransız torunu olacaktı Atatürk olmasaydı müslümanız diyosunuz ya şimdi kiliseye gidip geliyodunuz Atatürk olmasaydı en kral gavur sizdiniz bugün.Yat kalk önce Allaha dua et sonra Atatürke…