<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Darbe Günlükleri &#124; Ergenekon &#124; Derin Devlet &#187; Gizli Belgeler</title>
	<atom:link href="http://darbegunlukleri.com/category/gizli-belgeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://darbegunlukleri.com</link>
	<description>Darbe Günlükleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Feb 2010 00:42:33 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bahçeli&#8217;nin 2001&#8242;de sakladığı sır!</title>
		<link>http://darbegunlukleri.com/bahcelinin-2001de-sakladigi-sir.html</link>
		<comments>http://darbegunlukleri.com/bahcelinin-2001de-sakladigi-sir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 15:38:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gizli Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[2001'de]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli'nin]]></category>
		<category><![CDATA[sakladığı]]></category>
		<category><![CDATA[sır!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://darbegunlukleri.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[2001 Krizinde bilinmeyenler kamuoyu ile paylaşılmadı. Bu iddiayı dile getiren Bahçeli'nin kongredeki rakibi.

2001 krizini perde arkasında yaşananları Bahçeli kamuoyuna anlatmadı mı? Kongrede Bahçeli'ye rakip olan Ahmet R. Yılmaz çarpıcı iddialarda bulundu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2001 Krizinde bilinmeyenler kamuoyu ile paylaşılmadı. Bu iddiayı dile getiren Bahçeli&#8217;nin kongredeki rakibi.</p>
<p>2001 krizini perde arkasında yaşananları Bahçeli kamuoyuna anlatmadı mı? Kongrede Bahçeli&#8217;ye rakip olan Ahmet R. Yılmaz çarpıcı iddialarda bulundu.</p>
<p>Yılmaz&#8217;a göre dönemin Merkez Bankası Başkanı Erçel&#8217;in Bilderberg ile ilişkisini MHP liderinin susarak iktidarı AK Parti&#8217;ye teslim ettiğini öne sürdü. İşte Yılmaz&#8217;ın basın açıklaması:</p>
<p><strong>BAHÇELİ&#8217;NİN SUSKUNLUĞU AK Parti&#8217;YE İKTİDAR YOLU AÇTI</strong></p>
<p>2005- 2006 yıllarında parti genel merkezimizde MHP olarak oluşturulan, Meclis ve Hükümeti izleme komisyonunda yaptığımız olağan üstü çalışmalar neticesinde, AK Parti ve Erdoğan’ın iktidara hazırlanışı birçok bilgi ve belge ile bizzat Sn. Bahçeliye sunulmuştur. Fakat bu çalışmalarımız ve belgelerin hiç biri kamuoyu ile her nedense paylaşılmadı. Sn. Bahçeli MHP’nin başındaki isim olarak gereğini yerine getiremedi. Sn. Bahçelinin suskunluğu AK Parti ve Erdoğan’ın işini kolaylaştırarak AK Parti iktidarının yolunu açmıştır. Bu sayede AK Parti ve işbirlikçisi olan dış odaklar özellikle BOP adı altında büyük mesafe kat etmişlerdir. Bahçeli suskun kalarak AK Parti ve Erdoğan’ın günahına ne yazık ki, ortak olmuştur.</p>
<p>MİLLETİMİZE ANLATILMADI</p>
<p>2001 Krizi Türk milliyetçiliğinin iktidar yürüyüşüne vurulan en büyük darbedir. Türk milliyetçiliğine karşı kurulan bu ekonomik komplo aynı zamanda AK Parti ve onun başındaki lider olan Tayyip Erdoğan’ın Amerikan Yahudileri tarafından iktidara hazırlanışının en büyük ayağı olmuştur. Sn. Bahçeli bilmesine rağmen ve kendisine anlatılmış olmasına rağmen, bu bilgileri milletimizle paylaşmamış olması Türk milliyetçilerinin iktidarının önünü kapatırken Erdoğan ve AK Parti‘NİN önünü açmıştır. Erdoğan ve AK Parti‘Sİ Türk milliyetçilerinin suskunluğunun eseri haline getirilmiştir.</p>
<p>BİLDERBERG VE GAZİ ERÇEL İLİŞKİSİ KONUŞULMADI</p>
<p>Dönemin T.C Merkez Bankası Başkanı Gazi ERÇEL ile BİLDERBERG arasındaki ilişki ve Krizin hazırlanış süreci Sn. Bahçeli tarafından milletimize anlatılabilir ve böylece Türk milliyetçiliği üzerinde oynanan kirli oyunlar ortaya konulabilirdi. Bilderberg ve Gazi ERÇEL iş birliği krizi tüm gerçekleriyle ortaya konulup, Bu sayede AK Parti ve Erdoğan’ın iktidara nasıl hazırlandığı da aziz milletimize daha kolay örneklemelerle izah edilebilirdi. Böylece, AK Parti iktidarının bu kadar güçlenmesi engellenebilir Türkiye’nin kayıpları en aza indirgenebilirdi.</p>
<p>BAHÇELİ&#8217;NİN İHMALİ</p>
<p>MHP Genel Başkanı olarak Sn. Bahçelinin görevi ihmali söz konusudur. Bu sadece önemli örneklerden bir tanesidir… AK Parti’nin iktidar yolunu kesecek daha bir çok konu ortaya konulabilir ve böylece Türkiye aleyhine Kuzey Irak başta olmak üzere, Güney doğumuzda, Kıbrıs’ta, Ermeni konusunda ve daha bir çok gayri milli konuda dış güçlerin mesafe almasının önüne geçilebilirdi. MHP iktidardan uzaklaştırılarak Terörün nasıl tırmandığı, özelleştirmeler adı altında kamu kaynaklarının yabancıya nasıl satıldığı ise milletimize hakkıyla anlatılmayan diğer hayati konulardan sadece bir kaçıdır… Tarih ve bu aziz millet, kendi aleyhine yapılan hiçbir olumsuz faaliyeti affetmeyecektir ve bu millet her siyasi figürü tarih sahnesinde hak ettiği yere yerleştireceğinden de kimse şüphe etmemelidir…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://darbegunlukleri.com/bahcelinin-2001de-sakladigi-sir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;nin darbe çelişkisi</title>
		<link>http://darbegunlukleri.com/chpnin-darbe-celiskisi.html</link>
		<comments>http://darbegunlukleri.com/chpnin-darbe-celiskisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 15:36:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gizli Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[çelişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'nin]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://darbegunlukleri.com/?p=200</guid>
		<description><![CDATA[‘Sözde belge’ ve asimetrik gerilim

Ankara gergin bir haftaya giriyor. Aslında gerginliği geçen haftadan hatta bir önceki haftadan devraldı. Yarını önemli kılan ise Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı. Artık açıkça ortaya çıktı ki asker kendisine karşı asimetrik bir savaş yapıldığına kani ve bunu en yetkili organda dile getirecek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>‘Sözde belge’ ve asimetrik gerilim</p>
<p>Ankara gergin bir haftaya giriyor. Aslında gerginliği geçen haftadan hatta bir önceki haftadan devraldı. Yarını önemli kılan ise Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı. Artık açıkça ortaya çıktı ki asker kendisine karşı asimetrik bir savaş yapıldığına kani ve bunu en yetkili organda dile getirecek.</p>
<p>Hükümet ise &#8216;irticayla mücadele eylem planı&#8217;nın &#8217;sadece bir kağıt parçası&#8217; olmadığını düşünüyor. Suç duyurusunda bulunup &#8216;konunun takipçisi olacağını&#8217; ilan etmesi de &#8216;elinde sadece Taraf&#8217;ın haberi&#8217; olmadığının işareti denebilir. Bu tabloda Ergenekon savcılarının ikisi karargahta görevli 8 kurmay subayı ifadeye çağırması daha da önemli hale geldi. Anlaşılan resmin bütünü çok daha büyük ve karmaşık.</p>
<p>Bütün bu &#8217;sözde belge&#8217; tartışmaları içerisinde ilginç bir gelişme yaşandı ki tartışmasının bu haftaya yayılacağı aşikâr. Malum CHP &#8216;12 Eylül darbecileri yargılansın&#8217; deyip fitili ateşledi ve yeni bir polemik doğdu. &#8216;Darbeciler yargılanır mı yargılanmaz mı?&#8217; Hükümet temkinli yaklaştı, hatta Başbakan &#8217;sulu şakalara gelmeyiz&#8217; diyerek &#8216;CHP&#8217;ye güvenmediğini de açıkça ortaya koydu.</p>
<p>Bugüne kadar &#8216;rejimin partisi&#8217; çizgisinden çıkmayan hatta bazılarına göre &#8216;askerin arkasına saklanıp siyaset yapan&#8217; CHP, darbecilerin yargılanması için Anayasa değişikliği istiyordu.</p>
<p>Fakat &#8216;darbeciler yargılansın&#8217; talebi çarşaf açılımı gibi kısa ömürlü oldu. Dün &#8216;darbeciler yargılansın&#8217; diyen CHP, askerlerin karıştığı &#8216;anayasal düzene karşı suçlar&#8217;ın sivil mahkemelerde yargılanmasına imkân veren yasaya itiraz etti.</p>
<p>Tamam, 12 Eylül darbecileri yargılanmalı. Ama şu anda geçmişe dönüp darbecileri yargılamaktan daha acil konular var. Fırsatını bulduğu anda darbe yapmaya niyetli hatta bunun için silah stoklayan, eylem planları yapanların olduğu iddiası ortada.</p>
<p>Süren bir Ergenekon davası, araştırılan bir eylem planı var. Dolayısıyla acil ve öncelikli olan bir bakıma &#8216;bundan sonraki darbe girişimlerinin yargılanması.&#8217;</p>
<p>İşin ilginç yanı &#8216;mutabakatla geçen&#8217; yeni düzenlemeye muhalefet partileri hiç itiraz etmemişti. Cevabı aranan soru &#8216;ne oldu da dün evet dediklerine bugün hayır dediler.&#8217;</p>
<p>&#8216;O geceye&#8217; dönersek. Köksal Toptan &#8216;benim de haberim yoktu&#8217; diyor, muhalefet &#8216;bizden gizlediler&#8217; diyerek AK Parti&#8217;yi itham ediyor.</p>
<p>Bekir Bozdağ ise &#8216;Danışma Kurulu&#8217;nu beraber yaptık, önergeyi beraber müzakere ettik, kabulüne beraber karar verdik, Genel Kurul&#8217;da görüşmeleri beraber yaptık ve yasalaştı&#8217; diyor ve muhalefetin bir gün sonra itiraz etmesine anlam veremediğini söylüyor.</p>
<p>Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise önergeyi ve gerekçesini CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay ve partinin hukukçu kurmaylarından Şahin Mengü&#8217;ye görüşmeden 5 saat önce verdiklerini, üstelik de her iki ismin önergeyle gerekçeyi okuyup üzerinde müzakere ettiklerini söylüyor. Bu noktada enteresan bir durum var. Çünkü gerekçeyi anlamak için hukukçu olmaya gerek yok.</p>
<p>Önergenin gerekçesi şöyle diyor: &#8220;Asker kişilerin barış zamanında 250. madde uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerini yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri halinde, bu mahkemeler tarafından yargılanması amacıyla bu değişiklik önergesi verilmiştir. Buna karşılık olarak savaş ve sıkıyönetim halinde işlenen suçlarda ise askeri mahkemelerin yargı yetkisi korunmaktadır.&#8221;</p>
<p>Kulislere göre CHP&#8217;li Hakkı Süha Okay &#8216;Bu düzenlemeye itirazımız olmaz, destekleriz&#8217; demiş. Ya ortada farklı kayıtlar var ya da muhalefet partileri okuduklarını anlamadı. Çünkü hem yasalaşma süreci hem de metinde kullanılan ifadeler ortada.</p>
<p>Aslında burada üzerinde durulması gereken nokta teknik ayrıntılarından çok CHP&#8217;nin içinde bulunduğu tezat. Hem darbeciler yargılansın diye anayasa değişikliği önereceksiniz hem de darbe girişiminde bulunan şahısların yargılanmasıyla ilgili düzenlemeye önce onay verip sonra iptali için dava açacaksınız.</p>
<p>Bütün bu tartışmaların ortasında bir sorunun cevabı hâlâ yok. Acaba hangi ülkede, hükümete yönelik bir darbe planı iddiası, askeri yargı merciinin yetki alanına girer ve böyle bir iddia sadece askeri savcının tek başına vereceği bir takipsizlik kararı ile sonuca bağlanır?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://darbegunlukleri.com/chpnin-darbe-celiskisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan&#8217;ın TSK&#8217;yı bitirme planı</title>
		<link>http://darbegunlukleri.com/erdoganin-tskyi-bitirme-plani.html</link>
		<comments>http://darbegunlukleri.com/erdoganin-tskyi-bitirme-plani.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 15:27:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gizli Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[bitirme]]></category>
		<category><![CDATA[erdogan]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://darbegunlukleri.com/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[Belgelerin darbe söylentilerinin havalara uçuştuğu bugünlerde Erdoğan öyle bir laf etti ki ortalık karıştı..
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belgelerin darbe söylentilerinin havalara uçuştuğu bugünlerde Erdoğan öyle bir laf etti ki ortalık karıştı..</strong></p>
<p>Erdoğan&#8217;ın, &#8220;Emniyet teşkilatımız genel anlamda rejimin sarsılmaz güvencesidir&#8221; sözleri hem Özal&#8217;ın başbakanlığı döneminde sarf ettiği, &#8220;Darbeleri önlemek istiyorsanız polis teşkilatını güçlendirmelisiniz&#8221; çıkışını hatırlattı hem de hukukçu ve siyasileri böldü.</p>
<p>&#8220;Bu sözler yargıyı, TSK&#8217;yı safdışı bırakmak anlamına gelir&#8221; diyen de var, &#8220;Emniyet teşkilatı iç huzuru temin etmekte başarısız olursa orada demokrasiden bahsetmek mümkün değildir&#8221; diyen de. İşte, çeşitli görüşler.</p>
<p>Karşı çıkanlar</p>
<p>Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın Polis Eğitim ve Kongre Merkezi&#8217;nin açılışında sarfettiği &#8220;Emniyet teşkilatımız hem demokrasinin, hem hukuk sisteminin hem de daha genel anlamda rejimin sarsılmaz bir güvencesi, adeta bir sigortasıdır&#8221; sözleri, yeni bir tartışma başlattı.</p>
<p>Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal da, Başbakanlığı döneminde, &#8220;Darbeleri önlemek istiyorsanız polis teşkilatını güçlendirmelisiniz&#8221; demiş ve kendilerinin de bunu yaptığını söylemişti. Erdoğan&#8217;ın çıkışı, zihinlerde Özal&#8217;ın yorumunu canlandırdı. Erdoğan&#8217;ın değerlendirmesi konusunda, Türkiye&#8217;nin önemli bazı hukukçu ve siyasilerinin görüşleri şöyle:</p>
<p>Rejimin değil huzurun sigortası</p>
<p>Sabih Kanadoğlu (Yargıtay Onursal Başsavcısı): &#8220;Rejimin güvencesi Emniyet&#8217;tir demek doğru bir tanımlama olmaz. Evet, güvenlik, huzur, mal varlığı, canına kadar bunlar için güvencedir. Ama rejim dediğiniz zaman olay yön değiştirir. Aslında rejimin güvencesi her şeyden önce diğer organlardır. Aynı organların emrinde olan, yürütmenin emrindeki bir emniyeti, güvenlik güçlerini rejimin güvencesi olarak tanıyorsanız, yargıyı bir tarafa bırakıyorsunuz, Silahlı Kuvvetleri de dışarıda bırakıyorsunuz. O zaman yorumlama zorluğu var. &#8216;Polis huzurun güvencesidir&#8217; denirse, hepimiz iştirak ederiz. Ama rejimi yürütmenin emrine verirsek güvence altına girmez, güvencesiz duruma gelir.&#8221;</p>
<p>Ali Rıza Öztürk (CHP Mersin Milletvekili): &#8220;Güvenlik güçleri yürütmeye bağlıdır. Demokrasinin, rejimin güvencesi yargıdır. Polis ne kadar anayasal bir kurumsa Türk Silahlı Kuvvetleri de öyledir. Yürütmeye bağlı kurumlardan birini sistemin güvencesi, sigortası görmek doğru değil. Anayasal tüm kurum ve kurallar sistemin güvencesidir. Bir bütün olarak yasama, yürütme ve yargıdır. Hukuk devleti ilkesinin egemen olduğu yönetimlerde asıl olan yargıdır. Bana göre yargı, kuvvetler ayrılığı ilkesinde bir adım önde, eşitler arasında birincidir. Başbakan&#8217;ın sözleri demokrasi açısından kıt bir anlayıştır.&#8221;</p>
<p>Kanunla verilmiş yetki değil</p>
<p>Ahmet Ersin (CHP İzmir Milletvekili): &#8220;Anayasal veya yasal temeli yok; Başbakan&#8217;ın kişisel bir yorumu. Hukuken demokrasinin temeli yasama, yürütme ve yargıdır. Bunun dışında demokrasiyi koruyup kollayan veya demokrasiye temel olan başka bir kurum yok. Emniyet, İçişleri Bakanlığı&#8217;na bağlı bir kurum ve siyasi yönlendirmelere de çok açık. İktidardaki partiye hizmet etme eğiliminde olan bir kurum. Çünkü genel müdürünü ve yöneticilerini iktidar atar. Kanunla verilmemiş yetkiyi böyle tanımlamak uygun değil. Kaldı ki bugünkü durumda emniyetteki cemaat kadrolaşması Başbakan&#8217;ın söyleminin tersini gösteriyor.&#8221;</p>
<p>&#8216;Bu aklından geçen&#8217;</p>
<p>Behiç Çelik (MHP Mersin Milletvekili): &#8220;Sayın Başbakan, emrindeki kurumların görev ve yetkisiyle ilgili yeterli bilgiye sahip değil. Sık sık pot kırıyor. Bu da kurumlar arası çatışmaya zemin hazırlayabiliyor.Emniyete böyle bir görev tanımlaması aslında aklından geçen bir düşünceden ibarettir. Emniyet Teşkilatı Kanunu&#8217;nda rejimi korumakla alakalı herhangi bir hüküm geçmez. Böyle hareket etmek milli güvenlikle ilgili kurumların kıskançlığına yol açar. Polise rejimle ilgili olmayan bir görev yıkmaya çalışırsanız, o zaman devletin temelleri sarsılır. Emniyet teşkilatımıza da yazık edersiniz. Umuyorum ki, emniyetin değerli yöneticileri bu tür misyon yüklemelere kendilerini kapatır ve yasalarda çizilen çerçevede dururlar.&#8221;</p>
<p>Destek verenler Polisin başarısı rejimi de korur</p>
<p>Saffet Arıkan Bedük (Eski Emniyet Genel Müdürü): &#8220;Ülke içinde huzur ve güvenin temin edilmesi, milletin hak ve menfaatlerinin korunması ve demokrasinin işler hale gelmesinde tabii ki polisin başarısı fevkalade etkili olmaktadır. Böylece ülkede herhangi bir açılıma, yeni rejim arayışına da imkan kalmayacaktır. Emniyet teşkilatı iç huzuru temin etmekte başarısız olursa orada demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Başbakan&#8217;ın konuşmasını bu bağlamda değerlendiriyorum, Silahlı Kuvvetler&#8217;le karşı karşıya getirme anlamında yorumlamıyorum.&#8221;</p>
<p>Anayasal tüm kurumlar sistemin güvencesidir</p>
<p>Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı): &#8220;Gerek Türk Silahlı Kuvvetleri, gerek Emniyet hakkında böyle ifade kullanılması normaldir. Hepimizin can güvenliği, mal güvenliği bir bakıma güvenlik güçlerince sigortalanmıştır. Bunun Anayasa&#8217;da yazılı olması gerekmez. Yürütmenin görevlerinden biri de asayişi, güvenliği sağlamaktır. O aynı zamanda teşkilatı onurlandırıcı bir ifadedir. Bu bağlamda söylediyse gayet doğru.&#8221;</p>
<p>İstihbaratçı demeciyle başladı</p>
<p>DÖNEMİN Başbakanı Turgut Özal&#8217;ın da dahil olduğu, &#8216;polisin darbe sigortası&#8217; olmasıyla ilgili tartışma 11 yıl önce dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu&#8217;nun sözleriyle gündeme gelmişti. &#8220;Post-modern darbe&#8221; olarak adlandırılan 28 Şubat döneminde bazı operasyonlarıyla askerlerin hedefi olan Orakoğlu, &#8220;Asker Türkiye&#8217;de artık darbe yapamaz, 167 bin polis ve 7 bin özel tim görevlisi var, askerin polisi de yanına alması gerekir&#8221; demişti. Bu sözler önce isim verilmeden Emniyet&#8217;ten üst düzey bir istihbaratçıya atfen yazıldı. Tartışmalar büyüyünce bu sözlerin Orakoğlu&#8217;na ait olduğu açıklandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://darbegunlukleri.com/erdoganin-tskyi-bitirme-plani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
